AbbVie Türkiye ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) iş birliğiyle atopik dermatit farkındalığını artırmak amacıyla hayata geçirilen “Cildimdeki Hikâye” Lif (Tekstil) Sanatı Yarışması sonuçlandı. Gerçek hasta deneyimlerinden ilham alan genç tasarımcılar, atopik dermatitin fiziksel ve duygusal etkilerini sanatın anlatım gücüyle görünür kılan özgün eserler ortaya koydu. Finale kalan beş eser arasından dereceye giren çalışmalar, 10 Eylül’de MSGSÜ Osman Hamdi Bey Sergi salonunda düzenlenen ödül töreninde açıklandı.
Atopik dermatitle yaşayan bireylerin görünmeyen deneyimlerine dikkat çekmek amacıyla hayata geçirilen Cildimdeki Hikâye projesi, farklı disiplinleri ortak bir amaç etrafında buluşturdu. MSGSÜ Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü öğrencileri, proje süresince Prof. Dr. Demet Kartal tarafından aktarılan bilimsel bilgiler ile Alerji ile Yaşam Derneği aracılığıyla paylaşılan gerçek hasta ve hasta yakını deneyimlerinden ilham alarak eserlerini geliştirdi. Temmuz ayında gerçekleştirilen ön elemede finale kalan beş öğrenci; hastalığın fiziksel ve duygusal etkilerinden yola çıkarak geliştirdikleri fikirleri özgün lif sanatı eserlerine dönüştürdü. Jüri değerlendirmesi ile dereceye giren çalışmalar belirlendi.

Ödül töreninde açıklanan sonuçlara göre Gülcan Körpınar, “Çatlaklardan Filizlenen” adlı çalışmasıyla birincilik ödülünün sahibi oldu. Başak Doğan “Aramızdaki Deri” adlı çalışmasıyla ikincilik, Müge Yağmur Gezen ise “İz” adlı eseriyle üçüncülük ödülüne hak kazandı. Gülce Karaarslan “Second Skin”, Erhan Carlık ise “Görünmeyen İz” adlı eserleriyle mansiyon ödülüne layık görüldü.
Finale kalan beş öğrenci, atopik dermatitin fiziksel ve duygusal etkilerini farklı malzemeler ve özgün yaratıcı yaklaşımlarla yorumlayarak hastalığın görünmeyen yönlerine beş farklı anlatım kazandırdı.
Gülcan Körpınar, “Çatlaklardan Filizlenen” çalışmasında ciltteki kuruluk ve çatlaklardan hareketle kırılganlık ile yeniden filizlenme fikrini buluşturdu.
Başak Doğan, “Aramızdaki Deri” adlı eserinde derinin insan ile dış dünya arasındaki sınır olma özelliğinden yola çıkarak atopik dermatitin sosyal yaşamda yaratabildiği görünmez bariyerleri ele aldı.
Müge Yağmur Gezen ise “İz” adlı eserinde dönüşen ve yeniden bağ kuran liflerle cildin hasar ve onarım sürecini organik bir yaşam ağı üzerinden yorumladı.
Erhan Carlık, “Görünmeyen İz” adlı eserinde liflerin arasındaki boşluklarla hastalığın beden algısı ve günlük yaşamda bıraktığı görünmeyen izlere odaklanırken;
Gülce Karaarslan “Second Skin / İkinci Deri” çalışmasında yarı saydam, deforme edilmiş ve hareketli yüzeylerle cildin kırılgan ve değişken yapısını, hastalığın fiziksel ve duygusal deneyimleri üzerinden yorumladı.
Sanatın hastalık farkındalığını güçlendirmedeki rolüne ve genç yeteneklerin projeye kattığı vizyona değinen AbbVie Türkiye Genel Müdürü Barlas Döner, “AbbVie olarak hastalık farkındalığını, sağlık alanında yarattığımız etkinin önemli bir parçası olarak görüyoruz. Cildimdeki Hikâyede gerçek hasta deneyimlerinin gençlerin yaratıcılığıyla buluşması, atopik dermatitin günlük yaşamdaki fiziksel ve duygusal etkilerine farklı bir pencereden bakmamızı sağladı. Bilim ile sanatın anlatım gücünü aynı amaç etrafında buluşturan bu projenin, hastalıkla yaşayan bireylerin deneyimlerinin daha iyi anlaşılmasına ve toplumsal farkındalığın güçlenmesine katkı sunacağına inanıyoruz. Finalist eserleri dermatoloji kongrelerinde daha geniş kitlelerle buluşturarak bu etkiyi büyütmeye devam edeceğiz.” dedi.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Kemal Can ise öğrencilerin üretim sürecine dikkat çekerek, “Tasarım yolculuğuna gerçek hasta deneyimlerini dinleyerek başlayan öğrencilerimiz, konuya biçim ve malzemenin ötesinde, insan deneyimini merkeze alan bir duyarlılıkla yaklaştı. Atopik dermatitin fiziksel ve duygusal etkilerini renk, doku, biçim ve lif sanatının sunduğu olanaklarla yorumlayarak aynı konuya kendi özgün tasarım dilleriyle farklı perspektifler kazandırdılar. Kendi disiplinlerinin sınırlarını genişleten böylesine farklı bir konuyla çalışmanın, yaratıcı üretimlerini besleyen ve tasarımcı kimliklerinin gelişimine katkı sunan çok değerli bir deneyim olduğuna inanıyorum.” dedi.
Alerji ile Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Ceylan, atopik dermatitin yalnızca cilt üzerinde görülen belirtilerden ibaret olmadığına dikkat çekerek, “Atopik dermatitle yaşayan bireylerin deneyimlerinin görünür kılınması, hastalığın günlük yaşam üzerindeki etkilerinin daha iyi anlaşılması açısından büyük önem taşıyor. ‘Cildimdeki Hikâye’ projesinin hasta deneyimlerini sanat aracılığıyla görünür hale getirmesini çok değerli buluyoruz.” dedi.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Demet Kartal, “Atopik dermatit, kişinin günlük yaşamını ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilen kronik bir hastalıktır. ¹ Belirtilerin kontrol altına alınabilmesi için hastaların şikâyetlerini önemsemeleri ve uygun değerlendirme ve tedavi için sağlık profesyonellerine başvurmaları büyük önem taşıyor.” dedi.
Yarışmada birincilik ödülüne layık görülen “Çatlaklardan Filizlenen” eserinin sahibi Gülcan Körpınar, “Eserimde, görünür ve görünmez izleri saklanması gereken kusurlar olarak değil; yaşanmışlığın ve farklılığın bir parçası olarak yeniden yorumladım. Zorlu koşullarda kuru topraktaki çatlaklardan filizlenen gelincik çiçeğinden ilhamla, en zor koşullarda dahi yaşamını sürdüren doğanın gücüne referans verdim. İnsanın kırılganlıklarından filizlenip yeniden var olabilme gücünü vurgulamaya çalıştım.” dedi.
Atopik dermatit, yalnızca cilt bulgularıyla sınırlı kalmayıp uyku düzeninden psikolojik iyi oluşa ve günlük yaşam aktivitelerine kadar birçok alanı etkileyerek hastalar üzerinde önemli bir yaşam kalitesi yükü oluşturuyor.¹ Hastalığın günlük yaşamda yarattığı bu etkilerin görünür ve ifade edilebilir hale gelmesi, farkındalığın artmasının yanı sıra hasta-hekim iletişiminin güçlenmesi ve daha bütüncül bir bakım yaklaşımının desteklenmesi açısından da önem taşıyor.
Atopik dermatit hakkında daha fazla bilgiye ve hastalıkla ilgili içeriklere, AbbVie’nin hastalık farkındalığı platformu olan www.atopikdermatitkonusalim.com üzerinden erişilebiliyor. Platformda atopik dermatitin günlük yaşam üzerindeki görünür ve görünmeyen etkilerine ilişkin bilgilendirici içeriklerin yanı sıra, hastaların tedavi süreçlerinde daha aktif rol almalarını ve hekimler ile daha etkili iletişim kurmalarını destekleyen araçlar da sunuluyor.
AbbVie’nin misyonu, bugünün ciddi sağlık sorunlarını çözerken gelecekteki tedaviler için yenilikçi ilaçlar keşfetmek ve çözümler sunmaktır. İmmünoloji, onkoloji, nörolojik bilimler ve göz sağlığı gibi temel tedavi alanlarının yanı sıra Allergan Aesthetics portföyümüzdeki ürün ve hizmetlerle insanların yaşamları üzerinde iz bırakan bir etki yaratmak için çalışıyoruz.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü’nün kökleri, 1938 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi bünyesinde kurulan Kumaş Desenleri Atölyesi’ne dayanmaktadır. Bölüm, tarihsel gelişimi içinde tekstil ve moda alanında güçlü bir akademik birikim oluşturmuş; bugün dokuma, baskı ve giyim tasarımı disiplinlerini kapsayan çok yönlü bir eğitim yapısıyla faaliyetlerini sürdürmektedir. Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü, malzeme bilgisi, üretim teknikleri ve yaratıcı tasarım süreçlerini bir araya getiren eğitim yaklaşımıyla; tekstil ve moda alanında özgün, yenilikçi ve çağdaş tasarımcılar yetiştirmeyi amaçlamaktadır. Program kapsamında öğrenciler, teorik ve uygulamalı derslerin yanı sıra lif sanatı gibi disiplinlerle desteklenen yaratıcı çalışmalarla çok yönlü bir tasarım perspektifi kazanmaktadır.
Prof. Dr. Demet Kartal, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yapmaktadır. Dermatoloji ve özellikle atopik dermatit alanındaki akademik ve klinik çalışmalarıyla sağlık profesyonelleri ve hasta topluluklarına katkı sunmaktadır. “Cildimdeki Hikâye” projesinde bilimsel perspektifiyle yer alan Prof. Dr. Kartal, atopik dermatite ilişkin bilgileri öğrencilerle paylaşarak hastalığın ve hastalıkla yaşayan bireylerin deneyimlerinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamış, genç tasarımcıların yaratım süreçlerine uzmanlığıyla eşlik etmiştir.
2016 yılında alerjik çocuk aileleri tarafından kurulan Alerji ile Yaşam Derneği, alerjik ve atopik hastalıklarla yaşayan bireylerin yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan hasta odaklı bir sivil toplum kuruluşudur. Dernek, alerji konusunda toplumsal farkındalığı artırmak, hastalar ve ailelerini desteklemek ve hasta haklarını savunmak için çalışmalar yürütmektedir. Ayrıca sağlık profesyonelleri ve ilgili paydaşlarla iş birliği içinde eğitim faaliyetleri ve farkındalık projeleri geliştirerek, alerjinin önlenmesi ve doğru yönetimi konusunda daha bilinçli bir toplum oluşturmayı hedeflemektedir.
Referans: Weidinger S, Novak N. Atopic dermatitis. Lancet. 2016;387(10023):1109–1122.
LCW HOME Sofra Koleksiyonunda Sonbahar Sıcaklığı