03 Ağustos 2026 Pazartesi
Ev dekorasyonunda tüketici tercihleri hızla değişirken, sektördeki dönüşümün yönünü kadınların beklentileri belirliyor. Estetik görünümün yanı sıra dayanıklılık, fonksiyonellik, kolay bakım ve sürdürülebilirlik gibi kriterler, halı başta olmak üzere ev tekstili ürünlerinde satın alma kararlarının temel unsurları haline geldi.
Üreticiler de değişen bu beklentilere yanıt verebilmek için geleneksel dokuma kültürünü modern tasarım ve yeni nesil üretim teknolojileriyle buluşturan koleksiyonlara yöneliyor. Anadolu’nun binlerce yıllık dokuma geleneği, kadınların değişen yaşam alışkanlıklarıyla yeniden şekilleniyor.
Ev dekorasyonunda estetik kadar fonksiyonellik, dayanıklılık ve kullanım kolaylığının ön plana çıktığı yeni dönemde, Adoba Global çatısı altında faaliyet gösteren Turkua Halı, Anadolu’nun köklü halıcılık mirasını modern tasarım anlayışıyla buluşturarak kadınların beklentilerine uygun yeni nesil koleksiyonlar geliştiriyor.
Adoba Global Yönetim Kurulu Üyesi Çiğdem Doğan, dekorasyon anlayışının son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini belirterek, “Artık tüketiciler yalnızca güzel görünen ürünleri değil, günlük yaşamı kolaylaştıran çözümleri tercih ediyor. Bir halının estetik olması kadar kolay temizlenebilir, dayanıklı, robot süpürgelerle uyumlu ve uzun yıllar kullanılabilir olması da önem taşıyor. Tasarımlarımızı geliştirirken kullanıcı deneyimini her zaman merkeze alıyoruz.” dedi.
Turkua Halı’nın her koleksiyonu yalnızca bir dekorasyon ürünü değil, Anadolu’nun kültürel mirasını geleceğe taşıyan bir hikâye sunuyor. Anadolu’nun yanı sıra Türk dokuma kültürüne katkı sağlayan Afganistan ve Türkmenistan’ın köklü motiflerinden ilham alan marka, geleneksel desenleri çağdaş çizgilerle yeniden yorumluyor.
Çiğdem Doğan, “Türk halısı bizim için yalnızca bir zemin ürünü değil; kültürümüzün, renklerimizin ve yaşam biçimimizin önemli bir parçasıdır. Kültürel mirası korurken onu bugünün yaşam alışkanlıklarına uygun şekilde yeniden yorumluyoruz.” ifadelerini kullandı.
Günümüzde evler yalnızca yaşanılan alanlar değil; çalışılan, üretilen, dinlenilen ve sosyalleşilen çok yönlü yaşam merkezlerine dönüşüyor. Bu değişim dekorasyon anlayışını da yeniden şekillendiriyor.
Çiğdem Doğan, kadınların bu dönüşümde belirleyici rol üstlendiğini belirterek, “Tasarımlarımızı geliştirirken çocuklu ailelerden evcil hayvan sahiplerine, çalışan kadınlardan genç kullanıcılara kadar farklı yaşam senaryolarını analiz ediyoruz. Ürünlerimizin estetik kadar fonksiyonel olmasına da büyük önem veriyoruz.” dedi.
Yeni nesil tüketiciler kısa süreli dekorasyon trendleri yerine uzun yıllar kullanılabilecek zamansız tasarımları tercih ediyor. Doğal renkler, sade çizgiler ve sürdürülebilir malzemeler yeni dönemin en önemli beklentileri arasında yer alıyor.
Çiğdem Doğan, “Anadolu’nun köklü dokuma kültürünü modern tasarım anlayışıyla buluşturarak hem bugünün hem de geleceğin yaşam alanlarına hitap eden koleksiyonlar geliştiriyoruz.” ifadelerini kullanarak, markanın kullanıcı odaklı ve uzun ömürlü tasarım anlayışını sürdürdüğünü vurguladı.
ASLORA, Ipanema Girl koleksiyonuyla yaza yeniden merhaba diyor. Rio’nun özgür, sıcak ve durdurulamaz ritmi bu sezonun merkezine yerleşiyor. Rio, üç arkadaş ve planları gerçeğe çeviren o “evet” hikayesi koleksiyona ilham veriyor.
Marka sahibi Aslı Sümen‘in de Rio’da gerçekleşen koleksiyon çekiminde yer aldığı Ipanema Girl, hayalini kurdukları spontane yolculuğa “evet” diyen üç arkadaşın hikâyesiyle şekilleniyor. Güneşin altında uzayan günler, birlikte keşfedilen sokaklar ve denizin içinden çıkıp doğrudan hayata karışılan anlar koleksiyonun izini taşıyor.
Rio’da geçen, üç arkadaşın “hadi gidelim” diyerek hayatlarının en unutulmaz yolculuğuna “evet” dediği o yaz; özgür ve enerjisi hiç düşmeyen bir ritimle yeniden hayat buluyor. ASLORA için tasarım, tek bir yere ait değil; o yerlerin hissettirdiklerine ait.
Rio’nun kendine özgü enerjisi, koleksiyonun ana dilini belirliyor: daha özgür, daha sıcak, daha flörtöz. Bikiniler burada yalnızca plajın parçası değil; günün tamamına yayılan bir yaşam hali olarak tasarlandı. Güneşin altında, denizden çıkıp devam eden anlarda, sokakta, kafede, gün batımına karışırken ya da müziğin içine dalmışken ASLORA orada.
Bu sezonda koleksiyona eklenen yeni üst ve alt modeller, farklı bedenlere ve kullanım alışkanlıklarına daha geniş bir silüet seçeneği sunuyor. Hem üstlerde hem altlarda, daha açık ya da daha kapalı tercih edenler için farklı alternatifler bulunuyor.
Vücutla birlikte hareket eden kesimler, gün boyu konforu ön planda tutuyor. Repreve geri dönüştürülmüş kumaşlarla üretilen tasarımlar, yumuşak dokusuyla “second-skin” etkisi yaratıyor ve bedene doğal bir şekilde uyum sağlıyor. Genişletilen beden skalası ve XL seçeneğinin eklenmesiyle koleksiyon daha kapsayıcı bir yapıya kavuşuyor. Farklı bedenlere ve stil tercihlerine daha fazla alan açıyor.
Renkler daha canlı ve net. Desenler ise daha özgür ve akışında.
Aslora, 2025 yılında Aslı Sümen tarafından kuruldu. Marka, yazı yalnızca bir mevsim olarak değil; günün ritmine yayılan bir yaşam hali olarak ele alıyor. Güneş, deniz ve şehir arasında kurulan bu akış tasarım dilini belirliyor.
Aslora her koleksiyonunda anın enerjisini taşıyan, hissedilen ve hatırlanan bir yaz deneyimi yaratmayı amaçlıyor.
Gün batımının son altın ışığı, gecenin derin sessizliğine karışıyor. no’design, yeni koleksiyonu “Sunset to Midnight” ile günün en kısa ama en etkileyici anına odaklanıyor: gün batımının son altın ışıkları ile gecenin gizemli ve derin atmosferi arasındaki geçiş.
Deniz üzerinde kırılan ışıklar, sıcak bir yaz akşamının havası, kumun metalik parıltısı ve yavaşça geceye karışan gölgeler; koleksiyonun görsel dünyasını şekillendiriyor. Koleksiyon, gün batımından gece yarısına uzanan tek bir hikâyeyi anlatıyor. Her detay, günün farklı bir anını ve o ana eşlik eden ruh halini temsil ediyor.

Koleksiyonun merkezinde, günün son ışığıyla birlikte değişen bir kadın hali yer alıyor. Akışkan silüetler, cesur dekolteler, uzun pelerinler ve transparan katmanlar; günün son ışıklarının yerini gecenin sofistike enerjisine bırakmasını simgeliyor.
Koleksiyon, rahat bir yaz akşamından davet şıklığına uzanan çok yönlü bir gardırop sunuyor. Her parça, günün ilerleyişiyle birlikte dönüşen bir duruşu yansıtıyor.
Sunset to Midnight‘ta dokular ve yüzeyler, koleksiyonun anlatım dilinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Transparan yüzeyler, metalik efektli kumaşlar, özel baskılar ve akışkan formlar bir araya gelerek ışığı farklı şekillerde yansıtan katmanlar yaratıyor.
Renk paleti, gün batımının doğal geçişlerini izliyor: kum ve ekru tonlarından altın ve bronz yansımalara, kahverengi ve siyahın derinliğinden gün batımından ilham alan pudra, mercan ve sıcak pembe dokunuşlarına uzanan bir yolculuk.
Sunset to Midnight, no’design‘ın güçlü feminen çizgisini korurken daha akışkan, daha rafine ve daha zamansız bir anlatım sunuyor. Dramatik hacimler yerine hareket eden kumaşlar, uzun silüetler ve ışıkla birlikte değişen yüzeyler ön plana çıkıyor.
Gün batımından geceye uzanan renk geçişi koleksiyonun tamamında hissediliyor ve her görünüm tek bir hikâyenin parçası olarak kurgulanıyor.
Işığın yavaşça kaybolduğu, gökyüzünün sürekli renk değiştirdiği ve gecenin kendini hissettirmeye başladığı o an; Sunset to Midnight, bu geçişin verdiği özgürlük hissini, zarafeti ve kendine güveni yansıtıyor.
2024 yılında kurulan no’design, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla premium kadın giyim alanında konumlanan bir designer brand’dir. Marka, cesur ve seksi kadın silüetini zamansız bir estetik anlayışıyla buluşturarak güçlü, dikkat çekici ve karakter sahibi tasarımlar yaratır.
Sınırlı üretim anlayışı, güçlü stil dili ve ulaşılabilir lüks yaklaşımıyla no’design; modern kadının özgüvenli, özgür ve dikkat çekici stil anlayışına hitap eder. “#StandOutClub” mottosuyla hareket eden marka, modayı yalnızca tüketilen bir alan değil; kişisel bir ifade biçimi olarak ele alır.
Converse ve Collina Strada, sınırları olmayan bir kendini ifade etme anlayışını kutlamak üzere güçlerini birleştiriyor.
Yaratıcılığın bireysel ifadenin en güçlü araçlarından biri olduğuna inanan Converse ve Collina Strada, bu ortak bakış açısını Chuck 70 silüeti üzerinden hayata geçiriyor. Collina Strada’nın özgün ve oyunbaz tasarım diliyle yeniden yorumlanan Chuck 70, modayı yalnızca bir stil unsuru değil; bireyselliği, neşeyi ve kişisel hikâyeleri görünür kılan bir ifade alanı olarak ele alıyor.

Hillary Taymour tarafından kurulan Collina Strada, tasarım anlayışını zanaatkârlık, sürdürülebilirlik ve şeffaflık ilkeleri üzerine inşa ediyor. Geçici trendlerin ötesine geçen ikonik tasarımlarıyla marka, kullanıcılarını kendi iç dünyalarından ilham almaya ve bunu özgün biçimlerde dışa vurmaya davet ediyor. Sonuç ise hem bilinçli hem de son derece kişisel hissettiren tasarımlar oluyor.
Birden fazla sezona yayılacak iş birliğinin ilk adımını oluşturan koleksiyon, beklentileri yeniden şekillendirmeyi amaçlıyor. Dikkat çekici dokular, taş işlemeleri, ekose desenler ve çiçek desenli dantel detaylarıyla Chuck 70‘i alışılmışın dışına taşıyan tasarımlar, Converse’in ikonik silüetine yeni bir yaratıcı perspektif kazandırıyor. Charm detaylarıyla tamamlanan modeller ise kullanıcıları için güç, şans ve hatta biraz sihir hissi taşıyan modern tılsımlara dönüşüyor.
Koleksiyon dört farklı Chuck 70 modeliyle sunuluyor: Chuck 70 Ox – Sarı, Chuck 70 Ox – Siyah, Chuck 70 Hi – Pembe, Chuck 70 XXHi – Siyah.
Hillary Taymour, Converse x Collina Strada koleksiyonunu ilk kez Collina Strada’nın Eylül 2025 ve Şubat 2026 tarihlerinde New York Moda Haftası kapsamında gerçekleştirdiği defilelerde tanıttı.
Kampanyada Alana Champion, charm detaylarıyla zenginleştirilmiş Converse x Collina Strada modelleriyle günlük anları sıra dışı deneyimlere dönüştürüyor. Kreatif direktörlüğünü Hillary Taymour’un üstlendiği kampanyanın yaratıcı konsepti CONTENT WORLD‘den Thom Bettridge tarafından geliştirilirken, fotoğraflar Charlie Engman tarafından çekildi.
Koleksiyon, kendini ifade etmenin giyilebilir bir yorumunu sunarken şu soruyu da gündeme getiriyor: Bugün kendinizin en iyi versiyonu olmak için ne yapabilirsiniz?
Converse x Collina Strada koleksiyonu, yakında Converse.com.tr ve Converse mağazalarında satışa sunulacak.
Boston merkezli, Massachusetts’te bulunan Converse Inc., NIKE, Inc.‘in bünyesinde yer alan bir yan şirkettir. 1908’de bir kauçuk şirketi olarak kurulan firma, ilk kanvas basketbol ayakkabısının tanıtımıyla dünya çapında gençlik kültürünün özgün markası olarak yükselmiştir.
Bugün Converse, yaratıcılığı ve bireyselliği savunan, ilerici ve son derece yaratıcı bir ayakkabı ve giyim markası olarak dünya genelinde öne çıkmaya devam etmektedir. Converse; Chuck Taylor All Star, One Star ve Weapon dahil olmak üzere pek çok ikonik ayakkabının yorumlanmasıyla basketbol, kaykay ve yaratıcı topluluklarda kişilerin kendini ifade etmelerine olanak tanır.
Schultz ile Saç Renginde Küçük Dokunuşlarla Büyük Fark
Schultz %100 Bio Papatya Özlü Saç Açıcı Sprey, saç renginin doğal görünümünü koruyarak kademeli olarak aydınlatmaya yardımcı oluyor.

Burmino Kozmetik bünyesinde Türkiye’deki tüketicilerle buluşan İtalyan menşeli Schultz, %100 bio papatya özlü saç açıcı spreyiyle saç renginde kalıcı işlemlere ihtiyaç duymadan daha aydınlık ve canlı bir görünüm elde etmek isteyenlere pratik bir bakım alternatifi sunuyor. Saçın kendi pigment yapısıyla uyum içinde çalışan özel formülü, kontrollü ve kademeli açılma etkisiyle doğal görünümlü sonuçlar elde edilmesine yardımcı oluyor.
Saç görünümünü yenilemek isteyen pek çok kişi, son dönemde keskin renk değişimleri yerine saçın doğal tonunu koruyan küçük dokunuşları tercih ediyor. Günlük bakım rutinine kolayca dahil edilebilen uygulamalar, saçın mevcut rengini tamamen değiştirmeden daha canlı ve aydınlık bir görünüm kazandırmaya yardımcı oluyor. Schultz‘un %100 bio papatya özleriyle geliştirilen saç açıcı spreyi de sarıdan açık kahverengiye kadar farklı saç tonlarında kullanılabilen formülüyle saçın doğal pigment yapısıyla uyum içinde çalışıyor ve rengin zaman içinde kontrollü şekilde açılmasını destekliyor. Organik papatyanın bakım desteğiyle zenginleştirilen formül, saçın doğal dokusunun korunmasına katkı sağlarken yumuşak ve parlak görünümünü de destekleyerek günlük bakım rutinine kolayca uyum sağlıyor.
Schultz Saç Açıcı Sprey, kullanım şekline göre farklı görünüm alternatifleri sunuyor. Tüm saça uygulandığında daha aydınlık ve homojen bir görünüm elde edilmesine katkı sağlarken, belirli tutamlarda kullanıldığında saçın doğal rengiyle uyumlu yumuşak ışıltılar ve geçişler oluşturulmasına yardımcı oluyor. Kontrollü açılma etkisi sayesinde kullanıcılar istedikleri görünümü adım adım şekillendirirken, doğal görünümünü koruyan sonuçlar elde edebiliyor.
Yaz aylarında plajda, tatilde veya güneşli günlerde saç bakım rutinine kolayca eşlik eden Schultz Saç Açıcı Sprey, kuru veya nemli saça uygulanabiliyor. Hafif yapısıyla saçta ağırlık hissi bırakmadan kullanılabilen ürün, saç kurutma makinesiyle uygulanan ısı veya gün ışığıyla birlikte etkisini daha belirgin hale getiriyor. Pratik kullanım avantajıyla günlük bakım rutininin doğal bir parçası olan Schultz, tarama kolaylığı sağlamaya yardımcı olan bakım odaklı formülü sayesinde saçların daha yumuşak hissedilmesini destekliyor. Doğal ve işlem görmemiş saçlarda kontrollü açılma etkisiyle öne çıkan Schultz %100 Bio Papatya Özlü Saç Açıcı Sprey, Burmino Kozmetik güvencesiyle saç renginde küçük dokunuşlarla daha aydınlık, canlı ve doğal bir görünüm elde etmek isteyenler için bakım ve şekillendirmeyi bir araya getiren pratik bir alternatif sunuyor.
Burmino Kozmetik çatısı altında Türkiye pazarına sunulan İtalya’nın köklü bitkisel bakım uzmanı Schultz, 1900’lerin başından bu yana organik papatya özlerinin gücünü saç bakımına taşımaktadır. %100 bio papatya, buğday tohumu ve arı sütü ile zenginleşen formüller, saçın doğal yapısını bozmadan sarı ve açık kahverengi tonlara doğal ışıltı kazandırmaktadır. Schultz laboratuvarları, özellikle açık saçların bakımına yönelik geliştirdiği özel ürün serisini yıllar içinde mükemmelleştirmiştir. Marka; şampuan, maske, krem ve saç rengini açıcı spreyi ile kapsamlı bir ürün gamıyla saçlara bakım yapar ve parlaklık kazandırır. Koleksiyonun papatya özlü sprey losyonu, güneşte açılmış etki vererek boyasız saçları kademeli olarak açmak isteyenler için idealdir. Şampuan, maske ve bakım kremi ise saç rengini açma iddiası taşımadan saçları besler, ipeksi yumuşaklık ve nem dengesini korur. GDO içermeyen temiz içerikleriyle, paraben, silikon ve sentetik renklendirici içermeyen Schultz ürünleri, saç ve saç derisi bariyerini desteklerken seçkin eczaneler ve profesyonel satış noktalarında ipeksi yumuşaklık ve parlaklık arayan tüketicilerle buluşmaktadır.
2012 yılında kurulan Burmino Kozmetik, kozmetik ve kişisel bakım sektöründe dünya çapında bilinirliği olan seçkin markaların Türkiye distribütörlüğünü yürütmektedir. Bursa merkezli olan şirket, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla premium markaları seçkin eczaneler, zincir mağazalar ve online kanallar aracılığıyla tüketicilerle buluşturmaktadır. Ağız sağlığı, kişisel bakım, saç ve vücut bakımı, tıraş ve sakal bakımı ve güzellik aksesuarları kategorilerinde uzmanlaşan Burmino Kozmetik, portföyünde Marvis, Proraso, Hurraw, Schultz, Floid, Tenax, Adorn, Valobra, Theodent, Tweezerman ve Ben&Anna gibi ikonik markaları barındırmaktadır. Satış ve dağıtım faaliyetlerinin yanı sıra marka eğitimi ve doğru konumlandırma stratejileriyle iş ortaklarına değer katan şirket, Türkiye pazarında güvenilir bir çözüm ortağı olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Burmino Kozmetik, içerik şeffaflığına önem veren bilinçli tüketim anlayışını destekleyerek temsil ettiği markalar için Türkiye’de güçlü bir büyüme hikayesi yazmaktadır. Marka ve ürünlerle ilgili detaylı bilgiye www.burmino.com web sitesinden ulaşabilirsiniz.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.