11 Mart 2026 Çarşamba
Erkek modasının dinamik markası KİP, 2026 İlkbahar/Yaz koleksiyonunda stilin merkezine cesareti yerleştiriyor. “Kendin olmak cesaret ister” söyleminden ilham alan koleksiyon; kendi tarzını ortaya koymaktan çekinmeyen, spontane yaşayan ve değişen dünyaya hızla ayak uyduran erkeklere sesleniyor. KİP yeni sezonda stilin yalnızca görünüm değil, aynı zamanda bir duruş olduğunu vurguluyor.
Günün temposuna uyum sağlayan koleksiyon; esnek kumaşlar, rahat kalıplar ve anahtar parçalardan oluşan yapısıyla spontane yaşamın ritmine eşlik ediyor. Modern kesimli blazerlar, hafif trikolar, hareket özgürlüğü sunan pantolonlar ve şehir yaşamına kolayca adapte olan dış giyim alternatifleriyle KİP, çağdaş erkek modasında güçlü bir denge kuruyor. Fonksiyonel detaylarla zenginleşen tasarımlar gün boyu konforu şıklıkla bir araya getiriyor.
Koleksiyonun renk dünyası ise doğanın zamansız tonlarından ilham alıyor. Sezonun öne çıkan rengi olan kahve tonları, taş grileri, gök mavileri, toprak tonları ve nötr bejler modern tasarımlarla buluşarak çeşitli stil olanakları oluşturuyor. Günlük hayattan iş yaşamına uzanan kombin seçenekleriyle koleksiyon, erkek stiline zamansız ama dinamik bir yorum katıyor.
Erkek modasının dinamik markası KİP’in 2026 İlkbahar/Yaz koleksiyonu mağazalarda ve www.kip.com.tr’de erkekleri bekliyor.
Üretim, perakende ve ihracat alanlarında yarım asrı aşan deneyimiyle Türkiye’nin önde gelen deri markalarından DESA, 2025 yılı finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Zorlu piyasa koşullarına rağmen operasyonel verimliliğini koruyan şirket, net karını %35 oranında artırarak, zorlu yılı güçlü bir kârlılık performansıyla tamamladı. 2025 yılı sonunda DESA’nın net nakit pozisyonu 42,64 milyon ABD$’na ulaştı.
DESA’nın 2025 yılı konsolide satış gelirleri 3,82 milyar TL olarak gerçekleşti. Dış pazarlarda talep daralması, iç piyasada yaşanan ekonomik zorluklar ve turist alışverişindeki belirgin gerilemeye rağmen, şirket cirosunu korumayı başardı ve kârlılık tarafında bir önceki yıla kıyasla daha güçlü bir performans sergiledi.
DESA, üretimden perakendeye uzanan dikey entegre iş modeli sayesinde maliyet baskılarının arttığı bir yılda dahi operasyonel verimliliğini korudu. Şirketin brüt kâr marjı %58,6 seviyesinde gerçekleşerek güçlü fiyatlama kabiliyeti ve marka değerini yansıttı.
Şirket yönetimi, çok kanallı satış stratejisi, ihracat odaklı büyüme yaklaşımı ve yüksek katma değerli ürün portföyü sayesinde DESA’nın sektördeki rekabet gücünü artırmaya devam ettiğini vurguladı. Giderlerdeki kontrollü artış ve verimlilik odaklı kanal büyüme stratejisi finansal sonuçlara olumlu yansıdı.
Şirketin FAVÖK’ü 2025 yılı sonunda 1,20 milyar TL’ye yükselerek geçen yılın aynı dönemine göre %7,5 artış kaydetti. Zor piyasa koşullarında etkin operasyonel ve bilanço yönetiminin etkisiyle, FAVÖK Marjı %28,6’dan %31,4 seviyesine yükseldi.
Net kâr tarafında ise finansal gelirlerin katkısı ile daha güçlü bir performans elde eden DESA, 2024 yılında 429 milyon TL olan net dönem kârını, 2025 yılında %35,3 artışla 581 milyon TL’ye taşıdı. Böylece şirketin Net Kâr Marjı %11,0 seviyesinden %15,2’ye çıktı.
Likiditeye ulaşımın güç ve zorlu olduğu 2025 yılına 39,5 milyon USD’lık net nakit pozisyonu ile giren DESA, verimli operasyonu ve temkinli nakit yönetimi stratejisi sayesinde nakit pozisyonunu iyileştirdi ve 42,64 milyon ABD$ net nakit fazlasına ulaştı.
2025 yılını adet bazında yaklaşık %7 büyüme ile tamamlayan DESA, daralan küresel lüks pazarına rağmen üretim verimliliği ve satış kanallarındaki çeşitlilik sayesinde operasyonel büyümesini sürdürdü. Perakende ve dijital kanallarda artan müşteri trafiğiyle birlikte şirket pazar payını güçlendirdi.
2025 yılı DESA için iç pazarda büyümenin ve pazar payı kazanımının öne çıktığı bir yıl oldu. DESA markalı perakende satışları %34 artarken, e-ticaret kanalında %74,9 büyüme kaydedildi. Böylece dijital kanalların DESA markalı yurtiçi satışlar içindeki payı %17 seviyesine ulaştı.
İhracat tarafında ise şirket, İtalya’daki yatırımının 81 kişilik istihdama ulaşması ve tam kapasiteyle faaliyet göstermeye başlamasıyla önemli bir dönüşüm sürecine girdi. Zorlu ve daralan pazar koşullarına rağmen cirosuna %10’dan fazla katkı sağlayan müşteri sayısını iki katına çıkaran DESA, 2026 yılında ihracat büyümesini destekleyecek güçlü bir müşteri portföyü oluşturdu.
Pazardaki olumlu sinyaller ve müşteri sayısındaki artışı dikkate alan şirket, emek yoğun sektörlerin genel olarak istihdam kaybettiği bir yılda, özellikle son çeyrekte gerçekleştirdiği işe alımlarla toplam istihdamını %10 artırarak sektörden pozitif yönde ayrıştı.
DESA CEO’su Burak Çelet, 2025 sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Adet bazında yaklaşık %7 büyüme ile 2025 yılını tamamlayarak pazar payımızı artırdık. 2026 yılında da kârlı ve sürdürülebilir büyüme hedefimizi koruyoruz. İhracat portföyümüze katılan yeni müşteriler ve lüks segmentte talebin yeniden genişlemeye başladığına dair aldığımız sinyaller, çevremizde yaşanan jeopolitik gelişmelere ve küresel belirsizliklere rağmen yeni yıl için olumlu bir zemin oluşturuyor.
42,6 milyon dolar seviyesindeki net nakit fazlamız sayesinde güçlü bir finansal pozisyona sahibiz. Bu finansal güç, 2026 yılında karşılaşabileceğimiz riskleri yönetmemize ve ortaya çıkabilecek fırsatları değerlendirmemize önemli katkı sağlayacaktır.”
Perakende ve online kanallarda adet bazlı güçlü büyüme hedefleri devam ederken, DESA bir yandan 2025 yılında yakaladığı yüksek kârlılığı korumayı, diğer yandan da enflasyonun üzerinde bir büyüme gerçekleştirmeyi hedefliyor.
Kurulduğu 1972 yılından bu yana büyük başarılara imza atan DESA, Türkiye’nin lider deri ve deri mamulleri üreticisidir. Dikey entegrasyonunu tamamlamış benzersiz iş modeliyle Türkiye’de kendi alanında ihracat şampiyonu olan DESA, Türkiye’nin İtalya’ya gerçekleştirdiği saraciye ve deri mamulleri ihracatının yarıdan fazlasını tek başına gerçekleştiriyor.
Ülke genelindeki perakende operasyonlarını 110 mağazası ile yöneten DESA, kadın ve erkek deri giyim ürünleri, deri çanta ve deri aksesuar üretiminin yanı sıra ürettiği bu ürünlerin satışını hem toptan hem perakende operasyonlarıyla gerçekleştiriyor. E-ticaret operasyonlarını ise desa.com.tr ve 1972desa.com üzerinden yürüten marka, e-ticaret devi Zalando platformu üzerinden de 5 ülkede Avrupalı tüketicilere DESA markalı ürünlerini ulaştırıyor.
Rafine bir zarafete sahip 1972 DESA markasıyla da uluslararası müşterilere hitap eden marka, 100’den fazla uluslararası satış noktasında deri giyim ürünlerini müşterileriyle buluşturuyor. 2004 yılı mayıs ayından itibaren halka açık bir şirket olarak Borsa İstanbul’da işlem gören DESA’nın operasyonları arasında; Tekirdağ Çorlu’daki deri üretim tesisi ile Düzce ve İstanbul Sefaköy’deki iki fabrikası yer alıyor.
DESA’nın 2022 yılında İtalya’da yatırım yaptığı Ar-Ge ve üretim tesisi ise 2023 yılında faaliyetlerine başladı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hepsiburada, girişimci kadınların dijitalleşme yoluyla ekonomik hayata katılımını artırmaya yönelik vizyonunu Birleşmiş Milletler 70. Kadının Statüsü Komisyonu (CSW70) kapsamında New York’ta düzenlenen etkinliklerde paylaştı. New York Türkevi’nde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen iftar organizasyonunda, Türkiye’nin dört bir yanından girişimci kadınların ürünleriyle hazırlanan özel iftar menüsü sunuldu. Anadolu’nun üretim mirasını yansıtan üç günlük özel sergi uluslararası heyetlerin ziyaretine açıldı. Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığını vurgulayan bu özel sergi, Nasdaq tarafından Times Meydanı’ndaki dijital panolarda yayınlanan ilanla da küresel ölçekte görünürlük kazandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hepsiburada’nın birlikte yürüttüğü “Türkiye’nin Girişimci Kadınları” ve Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programları kapsamında kadın girişimciliğinin ve kadınların güçlenmesi için gerçekleştirilen çalışmalar ABD’de tanıtıldı. ABD temasları çerçevesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hepsiburada tarafından Türkevi’nde bir iftar organizasyonu düzenlendi. İftara Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin’in yanı sıra Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Ahmet Yıldız, New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Yazal, yabancı bakanlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve ABD’deki iş dünyasından Türk kadın temsilciler katıldı.

Etkinlik kapsamında düzenlenen iftar programında sunulan lezzetler, Hepsiburada aracılığıyla dijitalleşen girişimci kadınların ürettiği yöresel ürünlerle hazırlandı. Hatay’ın baharatlarından Manisa’nın zeytinyağına, Bursa’nın zeytininden Gaziantep’in fıstığına kadar uzanan, on beş girişimci kadın ve kadın kooperatifine ait yirmi üç ürün iftar için Türkiye’den ABD’ye ulaştırılarak menüde yer aldı. Menüde ürünleri bulunan girişimci kadınlar, video gösterimiyle konuklara seslenerek ürünlerini tanıttı. Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığını kendi başarı hikâyeleriyle örneklendirdi.
Birleşmiş Milletler 70. Kadının Statüsü Komisyonu (CSW70) kapsamında New York’ta ayrıca “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” başlıklı bir sergi açıldı. Türkevi’nde ziyarete açık olan serginin açılışını Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin gerçekleştirdi.
Sergi, Anadolu’nun değerlerini dört temel hikâye üzerinden sundu: Çini, kilim ve dokumalarla Anadolu’nun kültürel hafızasını yansıtan “Miras ve Bellek”, giyim, ipek fular ve çanta gibi modern tasarımlarla zanaatı geleceğe taşıyan “Zamansız Tasarımlar”, doğadan ilham alan ve sürdürülebilir ürünleri içeren “Doğanın Şifası” ve Hatay kömbesinden, zeytinlere, lokumlara ve çikolatalara uzanan seçkisiyle mutfak kültürümüzün zenginliğini yansıtan “Anadolu Sofrası & Gelecek”.
Bu geniş seçki, Anadolu’nun kadim üretim kültürünü ve kadın emeğinin e-ticaret yoluyla ekonomik değere dönüşümünü küresel bir platformda görünür kıldı.
Hepsiburada’nın girişimci kadınları destekleyen çalışmaları ve CSW70 kapsamındaki etkinlikleri, New York’un sembol noktalarından Times Meydanı’nda bulunan Nasdaq kulesine taşındı. Yayınlanan özel duyuru ile Türkevi’nde gerçekleştirilen “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” sergisi ve “Türkiye’nin Girişimci Kadınları” projesi Hepsiburada ve Türk bayrağı görselleriyle küresel ölçekte görünürlük kazandı ve Nasdaq tarafından tebrik edildi. Nasdaq’ın yayımladığı mesajda, “Nasdaq, Köklerden Geleceğe Sergisini ve Hepsiburada ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından güçlendirilen girişimci kadınları kutluyor.” ifadesi yer aldı.
Dünya teknoloji borsası Nasdaq’ta yer alan Türkiye’den ilk ve tek şirket olan Hepsiburada, bu görünürlükle Türkiye’den çıkan girişimci kadın markalarının uluslararası platformlarda temsil edilmesine katkı sağladı. Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığını küresel ölçekte duyurdu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş kadın girişimciliğinin desteklenmesinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Kadınların güçlenmesinde en kritik eşik, ‘başlama cesareti’ kadar ‘devam edebilme kapasitesi’dir. Bugün pek çok kadın; fikir, beceri, emek sahibi. Ancak pazara girişte ve pazarda tutunmada önlerine çıkan pratik engeller var. Bu anlamda Hepsiburada ile iş birliğimizi, sahaya etki eden bir kalkınma mekanizması gibi görüyoruz. Hepsiburada ile yürüttüğümüz özel programlarla kadınların işlerini büyütmelerine ve dijital pazarda daha hızlı güç kazanmalarına destek oluyoruz. Bu iş birliğiyle, daha ilk yılda 10 bin kadın girişimcimizi destekledik. Hepsiburada’ya, kadın girişimciliğine dönük uzun soluklu yaklaşımı ve sahaya dokunan çözümleri için teşekkür ediyorum. Bu inançla, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kadınların her alanda güçlenmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”
Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin CSW70 etkinlikleri çerçevesinde yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Girişimci kadınlar, bulundukları bölgelerde ekonomik ve sosyal dönüşümün öncüsü oluyor. Dijitalleşme, yerelde üretilen değerin küresel pazarlara ulaşmasını mümkün kılıyor. Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programımızla bugüne kadar 70 binden fazla kadına ulaştık; 7 bin 500 girişimci kadın kendi markasını kurdu. ‘Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği’ sergisindeki her bir parça, Anadolu’nun köklerinden gelen ustalığı, hafızayı ve kadınların emeğini temsil ediyor. Kadın emeğinin, teknolojinin gücüyle birleşerek küresel sahnelerde böylesine güçlü bir yankı bulması, 2030 yılına kadar 120 bin girişimci kadını ekonomiye kazandırma hedefimize olan inancımızı ve sorumluluğumuzu daha da pekiştiriyor. Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığı bir gelecek vizyonuyla, Türkiye’deki girişimci kadınların ürünlerinin küresel birer değer önerisine dönüşme serüvenine yol arkadaşlığı etmekten mutluluk duyuyoruz.”
ICON, George Hogg’un köklü zanaatkarlık mirasını bugünün modern stiline taşıyan özel bir koleksiyon. Ustalıkla şekillenen deriler, titizlikle atılan dikişler ve dengeli formlar; her adımda hissedilen yalın ama güçlü bir estetik yaratıyor.
George Hogg ICON Koleksiyonu, köklü zanaatkârlık geleneğini çağdaş bir yorumla yeniden tanımlıyor. El işçiliğine dayanan üretim anlayışı, her tasarımda yalın ama güçlü bir karakter ortaya koyuyor. Dikiş izlerinde görünen titizlik, derinin dokusundaki doğallık ve formlardaki dengeli sadelik, gerçek lüksün sessiz bir ifadesi.

Her parça, seri üretimin ötesinde; ustalıkla, sabırla ve özenle şekilleniyor. ICON Koleksiyonu, geçici trendlerden bağımsız, uzun ömürlü bir stil anlayışını temsil ediyor. Zamansız, rafine ve kendinden emin bir duruş sergiliyor.
George Hogg’un zamansız ve ikonik tasarımlarını keşfetmek için Divarese mağazalarına ve http://divarese.com.tr adresine davetlisiniz.
Özak Tekstil, dijital dönüşüm yolculuğuna NTT DATA Business Solutions Türkiye iş birliğiyle devam ediyor. Özak Tekstil’in tüm iş süreçlerini uçtan uca ele alan MARATHON+ SAP S/4HANA dönüşüm projesi ile operasyonlar daha entegre bir sistem altyapısına kavuşacak.
Özak Global Holding’in tekstil sektöründe faaliyet gösteren iştiraki Özak Tekstil, siparişten üretime, lojistikten mali süreçlere kadar tüm operasyonlarını tek platformdan yönetmesini sağlayacak MARATHON+ SAP S/4HANA Projesini NTT DATA Business Solutions Türkiye iş birliğiyle başlattı. Bu proje, Özak Tekstil’in kurumsal altyapısını dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda güçlendirecek ve operasyonel yapıyı daha entegre bir sistem altyapısıyla destekleyecek.

Özak Global Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık, dijital dönüşümü sürdürülebilir büyümenin temel koşulu olarak gördüklerini belirtti. Akbalık, “Özak Tekstil; 40 yılı aşan birikimi, deneyimli tasarım ve Ür-Ge ekipleriyle bugün dünya markalarına koleksiyon hazırlayan, 25’ten fazla global devle çalışan ve 30’u aşkın ülkeye ihracat yapan en güçlü şirketlerimizden biri. Bugüne kadar imza attığımız başarıları küresel ölçekte çok daha ileriye taşımak ancak veriye dayalı ve bütüncül bir yönetim anlayışıyla mümkün. MARATHON+ SAP S/4HANA projesiyle veri odaklı iş yapış biçimimizi ve yönetim yaklaşımımızı daha da güçlendirerek, sektördeki farkımızı çok daha net bir şekilde ortaya koyacağız” dedi.
Özak Tekstil Grup Başkanı Urfi Akbalık, hazır giyim sektörünün veriden aldığı gücü sürdürülebilir büyümeye dönüştürenlerin geleceği şekillendirdiği yeni bir döneme girdiğini vurguladı. Akbalık, “NTT DATA Business Solutions Türkiye iş birliğiyle başlattığımız MARATHON+ SAP S/4HANA projesiyle Özak Tekstil olarak tüm süreçlerimizi uçtan uca dijitalleştiriyoruz. Amacımız, operasyonel tekrarları ortadan kaldırarak veriyi tek doğru kaynaktan yönetmek. Ön analizlerimiz, bazı iş süreçlerinde %35’e varan bir iyileştirme potansiyeli öngörüyor. Bu hamleyle operasyonel gücümüzü çok daha verimli kullanırken, veriyle karar alan çevik yönetim modelimizi de pekiştireceğiz” ifadelerini kullandı.
NTT DATA Business Solutions META Bölgesi Profesyonel Hizmetlerden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Serdal Mermer, “Özak Tekstil’in dijital dönüşüm vizyonunu hayata geçireceği bu maratonu birlikte koşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Farklı sektör ve coğrafyalarda edindiğimiz 35 yılı aşkın deneyimle, en yeni teknolojileri kullanarak müşterilerimizin iş süreçlerini uçtan uca tasarlıyoruz. Bu projeyle Özak Tekstil’de süreçler arasındaki koordinasyon güçlendirilecek, karar alma mekanizmaları daha şeffaf ve izlenebilir hale gelecek. Operasyonel yetkinlikler ortak standartlarla pekiştirilirken, maliyet yönetiminde etkinliği ve iş yapış biçimlerinde tutarlılığı ileri seviyeye taşıyan bir altyapı da oluşturulacak” dedi.
SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan ise, “Tekstil ve hazır giyim sektörü, Türkiye’nin küresel arenadaki rekabet gücü açısından kritik bir öneme sahip, lider sektörlerden biri. Özak Tekstil’in, iş ortağımız NTT DATA Business Solutions ile başlattığı bu dönüşüm yolculuğu, sektörün dijital yetkinliğini gösteren önemli bir adımdır. Tüm iş süreçlerinin modern, güvenli ve ölçeklenebilir bir ERP altyapısı olan SAP S/4HANA’ya taşınması, sadece bir teknoloji değişimi değil, veriye dayalı yönetim anlayışıyla sürdürülebilir büyüme için atılmış sağlam bir temeldir. RISE with SAP ile gerçekleşen bu dönüşümün, Özak Tekstil’in operasyonel hızını ve çevikliğini artırarak, kuruma küresel standartlarda verimlilik sağlayacağına inanıyorum. Türkiye’nin köklü sanayi kuruluşlarının dijitalleşme kararlılığı, iş dünyamıza ilham vermeye devam ediyor. Bu başarı hikayesinin bir parçası olmaktan büyük gurur ve memnuniyet duyuyoruz” dedi.
Temelleri 1985 yılında atılan Özak Global Holding; inşaat, gayrimenkul yatırım ortaklığı, turizm, mülk yönetimi ve tekstil alanlarında faaliyet göstermektedir. Holding’in sürdürülebilir başarı yolculuğunda Özak GYO, geliştirdiği projelerle gayrimenkul sektöründe Türkiye’nin lider gayrimenkul yatırım ortaklıklarından biri olarak konumlanmaktadır.
Katma değer üreten bir anlayışla fark yaratan İnt-Er Yapı; konut, alışveriş merkezi, iş merkezi ve otel gibi yapıların inşasına odaklanmaktadır. Akyön Mülk Yönetimi, plaza, konut, otel, ofis, endüstriyel depolama, lojistik merkezleri ve AVM gibi gayrimenkul projelerine ilişkin geliştirme, pazarlama, işletme ve kiralama alanlarındaki üstün hizmet kalitesiyle gelişimini sürdürürken, Ela Hospitality Turizm ve Otelcilik bünyesindeki Ela Excellence Resort Belek, turizm sektörüne ve Türkiye’nin tanıtımına önemli katkılar sağlamaktadır.
Grup şirketlerinden Özak Tekstil ve Kübrateks Tekstil ise Türkiye’nin katma değerli ihracat hamlesinin önemli oyuncularındandır. Toplumsal faydayı iş yapış kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak gören Özak Global Holding, eğitim, kültür ve sanat alanında topluma kalıcı katkılar sunduğu çalışmalarını ÖZAKKSEV (Özak Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı) aracılığıyla sürdürmektedir.
Özak Global Holding çatısı altında faaliyet gösteren Özak Tekstil, yenilikçi, sürdürülebilir ve kalite odaklı üretim yaklaşımıyla global moda endüstrisinde 40 yılı aşkın bir süredir güçlü bir konumda yer almakta; dünyanın önde gelen denim markaları için denim ve non-denim ürünler üretmektedir.
İstanbul, Malatya ve Şanlıurfa’daki üretim tesislerinde 79.500 m² kapalı alanda, ileri teknoloji sistemlerle üretim gerçekleştiren Özak Tekstil, yıllık 6.600.000 adet ihracat kapasitesiyle global iş ortakları için güvenilir ve uzun vadeli bir çözüm ortağıdır. Özak Tekstil uzun yıllardır 25’in üzerinde global marka ile çalışmakta ve 30’un üzerinde farklı ülkeye ihracat yapmaktadır.