Moda dünyasında gezinmek bazen Serengeti Çölü’nde dolaşmak gibi hissettirebilir. Yeni sezonda Save The Duck‘ın trençkotları, küçük el çantaları ve kısa ceketleri, zamansız hayvan desenlerinin varlığını üzerinizde hissettirmek için tasarlandı.
Son 30 yılın moda trendlerine bakıldığında animal printlerin (hayvan desenlerinin) yeniden ortaya çıkışı, insanların özgüvenlerini ve bireyselliklerini yeniden ifade etmek istedikleri anlarda oluyor. Save The Duck, bu değişimi sezona taşıyarak hayvan desenlerini bulanık stiller, hibrit desenler veya alışılmadık renklerde işliyor.

Bu bahar, Save The Duck’ta zebra desenine ait; grafik, siyah beyaz ve şaşırtıcı derecede sofistike bir hayvan deseni yorumu da bulunuyor. Genellikle bir dereceye kadar teatrallikle ilişkilendirilen leopar deseninin aksine zebra, daha temiz ve neredeyse mimari bir his veriyor. Çizgileri, nötr tonlarla, minimalist silüetlerle ve hem altın hem de gümüş aksesuarlarla zahmetsizce harmanlanarak görsel bir ritim yaratıyor.
Zebra deseninin cazibesi tam olarak bu çok yönlülüğünde yatıyor. Bu desen, tam bir stil dönüşümü gerektiren bir trend değil; mevcut gardırobu yeni bir seviyeye taşıyan incelikli bir ekleme olarak öne çıkıyor. Hayvan desenleri, en basit kıyafeti bile daha etkileyici hale getirerek anında karakter katıyor.
On yıllar boyunca kalıcılığını koruyan hayvan desenleri, geçici bir trendden çok daha fazlası olduğunu kanıtladı. 1950’lerde Marilyn Monroe’dan 90’larda Kate Moss’a ve daha yakın zamanlarda Hailey Bieber ile Kendall Jenner gibi isimlere kadar herkes tarafından giyilen bu desen, ünlülerin gardıroplarının vazgeçilmez bir parçası oldu.
Save The Duck, sürdürülebilir, etik ve vegan moda anlayışının küresel çapta en önemli oyuncularından biridir. Markanın geliştirdiği özel teknoloji Plumtech® ile hem ilham kaynağı hem de inovasyon kahramanı olarak öne çıkıyor. Geri dönüştürülmüş şişelerden elde edilen elyaf lifler kullanılarak üretilen ürünler, oldukça hafif olmasının yanı sıra zorlu hava şartlarına ve soğuğa dayanıklı, nefes alan, su geçirmeyen ve hızlı kuruyan özelliklere sahip.
Marka, hiçbir hayvansal malzeme kullanmadan dış giyimde sıcaklık sağlayarak fark yaratıyor. Hayvanları ve doğayı koruyan Save The Duck, özel teknolojisi sayesinde bunun mümkün olduğunu kanıtlıyor ve herkesi bu bilince, bu sorumluluğa ortak olmaya davet ediyor.
Save The Duck, sürdürülebilirliğe olan bağlılığını ve sadakatini, dünyada kolay kolay verilmeyen ve detaylı kontrollerden geçen en önemli sertifika olan B Corp ile kanıtlıyor. Marka, bu sertifikayı sadece duyurmakla kalmıyor; tüm dünyada satışa sunulan ürünlerinin etiketlerine eklediği QR kodlarıyla, dijital ürün pasaportlarına entegre ediyor.
Bu dijital ürün pasaportları sayesinde Save The Duck ürünlerinin özelliklerini daha derinlemesine incelemek mümkün oluyor. Böylece marka, sürdürülebilirlik bilincini ve şeffaflığını müşterileriyle paylaşıyor.
Demet Özdemir ile Trendyolmilla’dan Büyük Hamle